Perşembe, Aralık 29, 2011

oldugun giBi

senden olduğun gibi hoşlanıyorum.
kış günü yağan kar kadar doğal olmanı
gece yarısı gökte parlayan yıldız gibi gülümsemeni
seviyorum
olduğun halinden hoşlanıyorum senin
şarap içerken aldığım tat gibi kekremsiliğinden
bir o kadar da keyif verici oluşundan

şimdi başka bir kadınla evlisin belki ama olsun
ben bundan da hoşlanıyorum
aklına geldiğimi
rüyalarına girdiğimi düşündükçe
bir keyif sarıyor bedenimi

güneş nasıl hakim olmamıyorsa geceye
öyle bizim ilişkimiz
beraber olamıyorken bile
sırılsıklam aşığız
gece gündüz gece gündüz gece gündüz...

29.12.2011
sBrY





Pazartesi, Aralık 05, 2011

bu evrendeki sözler'im



*bana bir kadeh şarap ver üstat. zira içimdeki sızıların sahibi anılar DNA testinde %100 bana ait çıktı...
*kumbaramı açtım ve gördüm ki tüm biriktirdiğim senden ibaretmiş bozuklu beş on yaşamdan başka...
*hayalini çiz dediler, çizdim. ortaya silik bir SEN çıktı... 
*beklentiler insanı korkudan öldürür...
*hayatı sadece dikiz aynasına bakarak yaşarsan mutlaka bir KAZA yaparsın...
*bu dünyanın senaryo yazarını bilen varsa bana söylesin onun kim olduğunu. bi sormam lazım kendisine bu kadar karaktersiz karakteri ve ucuzu nereden bulduğunu...???
*eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir... bazılarınınsa bunun için semere ihtiyacı yoktur...
*sakın sevme beni; ısınırsam, YOK olurum...
*anılarım yıpranmış.onların restorasyonu süresince çevreye vereceğim zarar için şimdiden PARDON...
*sokak lambaları söndüğünde güneş sızar caddelere...
*hayat senden özür diliyorum. bir daha olsa YİNE yaparım...:)
*kambur dünya esmeralda'n nerede...?
*akşamın rengine bürünmüş sahtelikler, şimdi gerçek gibi gözükmekte gözüme...
*eskimiş sizin dürüstlüğünüz yalanlarla delik deşik olmuş...
*ayağıma kadar gelmiş yalnızlığa gelişine vurdum...
*kurşun döktürmek gerek kış güneşine...
*ateş almaya gelmişsin gibi git, ellerin yansın...
*ne güzel bir dünya; tüm ruhlar etrafımda taşeron insanlık yapmakta...
*biriktirme hastalığına tutulmuş gibiyim, ayak izlerini topluyorum sokaklarda. ben seni takip etmişim sen başkasını, bambaşka kavşaklarda...
*millet; 3 yanlıştan sonra giden 1 doğruya yanarken, ben o doğru ile çoktan vedalaşıp bir 3 yanlış daha yapma peşindeyim...
*bir sen kalmışsın o limanda bekleyen, içinde doğum sancıları. yüreğin on santim açılmış lakin akamıyor gözyaşların gözünden... 
*kelimelerime anlam yüklerken hep sende takılıyor ve ben yine baştan alıyorum kendimi... 
*susarsan üşürsün ve hiçbir yakarış ısıtmaz sonra seni, haberin olsun... 
 *cehaletin türkçe karşılığı özgürlük olmuş ve biz de bunu cümle içinde kullanıp onu kendimize hayat yapmışız...
* biraz daha dayan yüreğim atlas vazgeçmek üzere hepimizi sırtından atacak...
*hayatımda vazgeçtiklerim var; bir de sabrettiklerim sen sınırını biliyorsan sorun yok...
*sana gelirken yollara döktüğüm çakıl taşları kaybolmuş, ben kendime nasıl geleceğim şimdi...
*bahara döndü mevsim, sen hala bana dönmedin...
*bu yağmur içime yağmakta tüm saçaklarım tıkabasa anı dolu kendimden kaçacak bir yer YOK ...
*öyle bir ayna bul ki seni değil noksanlarını sana göstersin.
*zaman için kalifiye asgari süreli aşımlar arıyoruz lakin hatıra için defter eksiğimiz var. . . 
*canım burnuma taşınma kararı aldı çevreye zarar veririm hiç acımam. . .

*hayatımızın sessiz anlarında bu kadar hain olmak ve avazımızın çıktığı kadar uyumak olmaz ki...

*midem karıştı, aklım bulanmakta ve sanırım ben yeni düşüncelere gebeyim... 
*aklımın balkonundan atlasam diyorum şöyle aniden, direk kalbe çakılır mıyım ki? o an aklım yüreğime gelir mi ki ,başıma gelmediğine göre???  
*can çıkmadan vücuda entegre huyun çıkarılması için genel cerrahi dalında yeni bir ihtiras alanı açılmış hadi hayırlısı. . . 
*unutmak güzeldir yoksa hayatı nasıl devam ettirirdik? bunu kafa iyiyken yazıyorum yarın çok farklı düşünebilirim takılmayın. . . :)
*gurur dediğin şey apandis gibi esasen,normalde pek işe yaramıyor ama bir alevlenirse seni öldürebiliyor...
*ey hayat teneffüsün ne zaman beh, benim bir nefes almam lazım...
*içim düşüm her yer sen.ne uyanık kalabiliyorum ne de uykuya dalabiliyorum iyi mi... 
*aslında kızmam gereken noktada kahkaha atmaya başlamışsam ben, senin gitmek için yaklaşık 5 dakikan var demektir...
*bugün geriye gittim zamanda ve sana rastgeldim yine ve sen yine benim canımı ellerine aldın sıktın da sıktın... 

*bak EYLÜL her yıl aynı şeyi yaşıyoruz, sen geliyorsun ve hayatımın altını üstüne çeviriyorsun. tamam anlıyorum biraz seni ama bu yıl yüreğime dokunma bari...

*unutmuşum geçen yıllardaki entrikalariını koymuşum onları anılarin içine antika niyetine eyy hayat...