Salı, Ekim 29, 2024

ölÜm

Bu anlamı bırak, bu yaşamı da…

Neresi sağım, neresi solum,

neresi göğüm, neresi yerim?

Doğdum, ağladım, güldüm, öldüm,

bir eşikten diğerine…

Bir dağın yamacından aşağı,

bir gölün kıyısından yukarı.

Kimi kısa, kimi uzun

dağ, dere, tepe, düz.

Ne beste var, ne güfte,

ne hece var, ne de harf.

Ben var ben yok

Bir var, bir yok.

Hep var, hiç yok.

Sallan dur beşik tıngır mıngır 

inek dağa kaçtı arap kızı camdan bakarken


Ekim 2024

sBrY

gönül dAğı

gözlerinde yanar her sözcüğün izi,

ağır gelir kalbin üstündeki sessizlik,

düşer içe kırgınlığın rüzgarı,

ve sözler,

bırakılmış avuçlara ıslakça


ne eksilir ne tamamlanır,

bir yokluk asılı kalır odada

sabahı eder vücut

“gönül dağı yağmur ve boran” işte


Ekim 2024 

sBrY



güzel adAm

Bir sokak kedisi geçiyor gözlerimizden,

boynuna sarılıyorum koklayarak sımsıkı,

bir bahaneden kendime sığınak kurup.

usulca süzülüyorum tenine 


şehrin gölgeleri sırtımda tüm uğultusu ile

tırmanıp sana vardığım yamaçlar uçurum kokuyor 

Ayağım ayağının altında,

elin elimin üstünde,

avuçlarının çizgilerinde kendimi kaybedeyim be

dünya dönsün tabii umrumda değil.


Sözcükler az,

sessizlik fazla.

En iyisi sen kalk,

gel buraya.

Uyuyalım, özledim.


sBrY

Ekim 2024